Bir şehri "yaşanabilir" kılan en önemli unsur nedir? Parklar mı, binalar mı? Bizce cevap: Zaman. İnsanların sevdiklerine, işlerine veya evlerine ne kadar hızlı ulaşabildiği, o şehrin yaşam kalitesini belirler. İşte biz, yerin metrelerce altında, şehrin kalbine giden yeni damarlar açarak aslında "zaman" inşa ediyoruz.
Görünmeyeni İnşa Etmek Metro inşaatı, mühendisliğin en zorlu alanlarından biridir. Üstte hayat tüm hızıyla akarken, altta devasa tüneller açmak, zeminle dans etmeyi gerektirir. Her bir istasyon, sadece bir durak değil; statik hesapları, mimari estetiği ve yolcu güvenliği ile yeraltında birer "mühendislik anıtı"dır.
Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Karbon ayak izinin tartışıldığı günümüzde, raylı sistemler çevreci ulaşımın anahtarıdır. İnşa ettiğimiz her kilometre metro hattı, binlerce aracı trafikten çekmek ve daha temiz bir hava solumak demektir.
Bizim için metro projesi, betondan ve demirden ibaret değildir; şehrin geleceğine atılan en sağlam imzadır.










